Ovaryan remnant sendromu

Ovaryan remnant sendromu (ORS) (over kalıntısı sendromu) tek veya çift taraflı salpingoooforektomi uygulanan hastalarda farkedilmeden bırakılan over dokusuna bağlı ilerleyen dönemde bazı semptom ve patolojilerin gelişmesidir. Hastanın her iki overinin ameliyatla alındığının bilinmesine rağmen siklik şekilde meydana gelen pelvik ağrı veya ovulasyon ile ilişkili diğer belirtiler, geride kalan over dokusundan gelişen kist veya malignite gibi patolojiler meydana gelebilir. Ooforektomi (veya histerektomi + bilateral salpingoooforektomi) esnasında infindibulopelvik ligmentin yeterince iskeletize edilememesi ve klempin yeterince laterale koyulamaması nedeniyle bir parça over dokusunun farkedilmeden geride kalması nedeniyle oluşur. Genellikle PID, endometriozis gibi batın içi yapışıklık olan ameliyatlarda meydana gelir. Laparoskopik veya açık ameliyatlardan sonra meydana gelebilir. Laparoskpik ooferektomi ameliyatlarının yaygınlaşması ile son dekatlarda ovaryan remnant sendromu insidansında artış olduğunu bildiren araştırmalar mevcuttur

Perine Masajı

Perine vajina ile anüs arasındaki bölgeye verilen isimdir. Burası yaklaşık 2-3 cm çapında bir alandır ve normal doğum sırasında yırtıkların en çok yaşandığı bölgedir. Bazı normal doğumlarda uygulanan doğum kesisinin (epizyotomi) amacı perine bölgesinde olabilecek yırtıkları önlemektir. Epizyotomi ile istenilen şekilde düzgün bir kesi yapılabilir ve doğumdan sonra aynı şekilde düzgünce onarılabilir ancac istemsiz oluşabilecek yırtıklar düzensiz şekilde olabilir ve onarılması daha zor olabilir. Bu konuda perinatal perine masajı (perineal massage) denilen uygulama epizyotomi kesisi gereksinimini azaltır mı? Perine yırtıklarını önler mi? Faydası veya zararı var mı? gibi konular bu konudaki bilimsel araştırmalardan örnekler vereren tartışılacaktır.

Perine masajı nedir? Nasıl yapılır?
Perine masajı bu bölgeye 5-10 dakika süreyle kayganlaştırıcı bir madde sürerek (gliserin, badem yağı v.b) elle masaj yapılmasıdır. Masaj haftada 3-4 gün yapılır. Perineal masajı kadının kendisi ayna yardımıyla yapabilir ancak bu zor olabilir, bu yüzden hastanın eşinin yapması tercihe edilir. Masaja gebeliğin 34 haftasından sonra başlanır ve doğuma kadar devam edilir. masajı yapmadan önce eller iyice yıkanmalıdır, anne adayı idrarını yaparak mesanesini boşaltmalıdır. Anne masajı kendi kendisine uygulayacaksa başparmağını kullanmalıdır. Hastanın eşi veya başkası (doğum ebesi) masajı uygulayacaksa işaret parmağını kullanmalıdır. Parmak vajina içerisine en fazla 3-4 cm kadar girmelidir. Parmak sağa-sola saat 3-9 arasında salıncak gibi hareket ederek vajina alt duvarını ve perineyi esnetmelidir. Bu esnada parmak sağa sola hareket ettirilirken hafifçe aşağıya anüse doğru bastırılır. İşlem sırasında hafif yanma ve ağrı olabilir. Doğum sırasında da perine masajı ebe veya doktor tarafından perinenin esneyerek bebeğin çıkışının kolaylaştırılması için uygulanmaktadır.

NORMAL DOĞUM – SEZARYEN

Dünya üzerinde en sık yapılan ameliyatlardan birisi olmasına rağmen sezaryen hala riskli ameliyatlardan birisi olarak kabul edilir. Ancak annenin veya bebeğin hayatını tehlikeye sokacak herhangi bir durumda doğum sezaryenle gerçekleştirilmelidir. Sezaryen ameliyat oranları hızla artmakta ve gün geçtikçe endikasyonlar genişletilmektedir. Bazı durumlarda gerçekten normal vaginal yoldan doğum mümkün olamaz ve bu durumlarda sezaryen yapılmalıdır ancak anne ve bebek sağlığı için en sağlıklı ve doğal olanın normal doğum olduğu artık dünyada yaygın kabul görmektedir, bu nedenle zorunlu olmadıkça sezaryen yapılmaması ve normal doğum oranlarının ülkelerde daha fazla arttırılması önerilmektedir. Ülkemizde son yıllarda sezaryen oranları oldukça yükselmiştir, bunun çeşitli sebepleri vardır ancak dünyadaki gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bizde de normal doğum oranlarımızı arttırmak için çalışmalar başlamıştır.

Peki sıklıkla hangi durumlarda sezaryen yapıyoruz? En sık sezaryen sebepleri DAHA ÖNCE SEZARYEN AMELİYATI GEÇİRMİŞ OLMAK ve DİSTOSİ (bebek ve annenin doğum kanalı arasında uyumsuzluk) dir. Bunlardan başka makat doğumlar, bebeğin eşinin doğum kanalını tam olarak kapattığı durumlar, çok iri ( > 4500 gr.) veya çok küçük bebekler, geçirilmiş rahim ameliyatları ( myomektomi gibi), bebek kalp atışlarının bozulması, ilerlemeyen eylem, kordon sarkması, bebeğin eşinin zamanından önce ayrılması, aktif HSV, HPV, HIV enfeksiyonları, doğum kanalının kemik yapısında belirgin bozukluk olan durumlar ve doğum kanalını kapatan kitleler varlığında sezaryen doğum yapılmalıdır.